assos Antik Kenti
Tarihi M.Ö. 6. yüzyıla kadar uzanan assos Antik Kenti, sönmüş bir volkanik tepenin yamacına kurulmuş. Yapılarının görkemi ve sahip olduğu Ege Denizi manzarasıyla ziyaretçilerini günümüzde de büyülemeye devam eden antik kentte ilk kazılar, 1881-1883 yılları arasında Amerika’dan gelen bir arkeoloji grubu tarafından yapılmış. Tapınak içerisinde keşfettikleri Athena Heykeli’ni ve başka eserleri ülkelerine götüren bu grubun gerçekleştirdiği kazılar sonucunda ilk olarak Nekropol alanı ortaya çıkartılmış. Günümüzde yaşamın yan tarafındaki köyde devam ettiği antik kenti ziyaret ederseniz agora, amfitiyatro, tapınak ve agora kısımlarını inceleyebilirsiniz.
Athena Tapınağı
Etkileyici gün batımı manzarası ve tarihsel önemi, antik kentin en yüksek kesiminde bulunan Athena Tapınağı’nı pek çok tatilcinin assos gezilecek yerler listesinde ilk sıraya koymasına neden oluyor. Kentin koruyucusu sayılan Tanrıça Athena’ya adanan tapınak, M.Ö. 530 yılında dor düzenli olarak inşa edilmiş. Bazı parçaları yurt dışındaki müzelerde sergilenmekte olan tapınağa ait eserlerin bir kısmını İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret ederek inceleyebilirsiniz.

"Gerçek mutluluk mal ve mülke sahip olmak ile değil, akıl ve erdeme sahip olmak ile mümkündür. "

Aristoteles

assos Limanı
Daracık, taş kaplı sokaklardan geçerek ulaşabileceğiniz assos Limanı, eski ile yeninin bir arada olduğu bir başka mekân. Antik dönemlerde andezit başta olmak üzere pek çok ürünün ticareti için kullanılan liman, 1950’li yıllarda bölgeyi kaplayan meşe ağaçlarından toplanan palamutların yurt dışına gönderilebilmesini sağlamış. Mendireğinde balık tutabileceğiniz limanın çevresindeki yüzyıllık taş yapılar, şimdilerde butik otellere ve balıkçı restoranlarına ev sahipliği yapıyor.
Behramkale Köyü
Osmanlı döneminde kurulmuş olan Behramkale Köyü, assos antik Kenti’nin surları içerisinde yer alıyor. Sit alanı olduğu için 30 senedir yeni yapıların inşasına izin verilmeyen köyde, bölgenin antik çağlarından miras kalan taş işçiliğinin inceliklerini yakından görmek mümkün. 150 haneli yerleşim yerinde Osmanlı döneminin yansıtan eserler, 1. Murat Hüdavendigar tarafından 14. yüzyılda inşa ettirilen cami ve köprü. Tarihle iç içe yaşayan köyü ziyaret ederken ören yerine çıkan yokuşa giderseniz, köylü kadınların el emeğiyle ürettikleri ürünleri sattıkları tezgâhları görebilirsiniz.
Kadırga Koyu
Tertemiz denizi ve her bütçeye hitap eden konaklama seçenekleri ile popüler hale gelen Kadırga Koyu, assos’un 2 kilometre kadar güneyinde yer alıyor. Denize girmek ve konforlu bir tatil geçirmek için assos gezilecek yerler listenize dâhil edebileceğiniz koy, taşlık ve uzun bir plaja sahip. Adını Osmanlı zamanında buraya yanaşan ve tamiri yapılan kadırgalardan alan Mavi Bayrak ödüllü koyda, lezzetli öğünler tüketebileceğiniz birçok restoran faaliyet gösteriyor.
Tiyatro
Athena Tapınağı’nın güneyinde kalan Tiyatro, M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiş. Yapım tekniğine ve planlamasına bakıldığında tipik Roma dönemi amfitiyatrosunun tüm özelliklerini taşıdığı kolayca anlaşılan yapının 2.500 kişilik kapasiteye sahip olduğu düşünülüyor. Geçmişte meydana gelen bir deprem sonucu yıkılmasının ardından taş ocağı olarak kullanılan tiyatro yakın tarihte aslına uygun restore edilmiş. Kültürel alan günümüzde 1.500 kişilik oturma alanıyla konserlere ve festivallere ev sahipliği yapıyor.
Nekropol
assos Antik Kenti’nin sınırları içerisinde 900 yıl boyunca ölüleri defnetmek için kullanılmış 2 Nekropol alanı bulunuyor. Bu iki alandan sadece kentin batı kapısına giden ana nekropolde araştırmalar yapılmış. Gerçekleştirilen bu araştırmalar sonucunda kentte uygulanan defin yöntemlerinin tarih ilerledikçe farklılaştığı görülmüş. İlk başta yakılarak, külleri küçük kaplara boşaltılan cesetler sonraki dönemlerde büyük küplere cenin pozisyonunda yerleştirilmişler. Daha da yakın dönemde ise farklı ölçü ve özelliğe sahip lahitler kullanılmaya başlanmış.